Yeme Bozuklukları

Yaratılış gereği hayatta kalmak için beslenmek zorunda olan insanoğlu bu eylemi bir zorundalığın çok daha ötesine taşımıştır. Geniş bir perspektifte baktığımızda ülkeden ülkeye değişen çok çeşitli yeme kültürleri vardır. Bakış açımızı daralttığımız takdirde insanların birbirinden farklı beslenme tercihleri olduğunu görebiliriz. Hayatımızda büyük bir yer kaplayan ve biyolojik gereklilik olan beslenme pek çok faktörden etkilenmektedir. Bunlar biyolojik veya çevresel olabilir. Belki de birçoğumuzun karşı karşıya kaldığı stres beslenmemizi etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Yaşadığımız olaylar, duygu değişimleri, travmalar, bazı sağlık sorunları beslenme tercihini etkileyen başlıca nedenlerdir. Beslenme alışkanlıklarından meydana gelen bir takım sekteler ciddi bir hâl alıp yeme bozukluklarına neden olabilir.



Anoreksiya Nervoza, kişinin zayıf olmasına rağmen kilosundan, görünüşünden asla tatmin olmaması ve kilo almaktan çok korkması durumunda ortaya çıkmaktadır. Kadınlar anoreksiya nervozanın çoğunluğunu oluşturmaktadır. İnsanların gıda alımını aşırı derecede azalttığı, kilo almamak için laksatifler ve diüretikler gibi ilaçlara başvurduğu, son derece yoğun egzersiz yaptığı görülmektedir. Bulimia Nervoza’da ise, kişi aşırı yemek yer ve genellikle sonrasından kendini kusturma görülmektedir. Birey bu durumda kontrolü kaybeder ve ne yemek yemeyi ne de sonrasında yaptıklarını durduramaz. Ağır egzersizler ve kilo almamak için başvurulan ilaçlar bu türde de kendini göstermektedir. Kronik olma eğiliminde olan bu yeme patolojisinin başlangıcı genellikle 12 ila 29 yaşları arasındadır.


Tıkanırcasına yeme tipik özellikleri açısından bulimia nervozaya benzer. Bu türü diğer ikisinden ayıran özelliği ise kilo alma karşıtı davranışlar görülmez ve kişi sadece aşırı derecede yemek yer. Bu nedenle kişi ideal kilosunun bir hayli üzerindedir.


Bu durumlarda ne yapılması gerektiğine gelecek olursak öncelikle kesinlikle bir hekime başvurulmalı ve gerekli tedavi süreci başlatılmadır. Bunun yanı sıra yeme bozuklukları altında yatan en büyük sebeplerin psikolojik olduğu su götürmez bir gerçek iken birey hayatında onu bu duruma iten psikolojik etken karşısında farkındalık kazanmalı ve iyileştirmek için çaba göstermelidir. Mükemmeliyetçilik, kimi zaman bizi başarıya götüren bir anahtar olsa dâhi aşırı derecede olması bizi felâkete sürükleyebilir. Beslenme bozukluğu olan bireyler incelendiğinde aşırı mükemmeliyetçi oldukları ve en çokta kendilerinden, başarılarından tatmin olmadıkları gözlemlenmiştir. Her şeyden önce, kendimizi sevmeyi, gerektiğinde tatmin olmayı ve kişiliğimizi yapıcı eleştirilerle analiz etmeyi öğrenmeliyiz. Bu farkındalık ve öğretiler sadece ruhsal sağlımız için değil fiziksel sağlığımız açısından da oldukça önemlidir. Sevgi ve sağlıkla kalın...

281 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vitaminler